28 February 2026

Medvedev’den Sert Tepki ABD ve İsrail’in İran Operasyonu Bölgeyi Yangın Yerine Çevirdi

Medvedev’den Sert Tepki ABD ve İsrail’in İran Operasyonu Bölgeyi Yangın Yerine Çevirdi
Medvedev’den Sert Tepki: ABD ve İsrail’in İran Operasyonu Bölgeyi Yangın Yerine Çevirdi
Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonlara sert sözlerle tepki gösterdi. Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Medvedev, Washington yönetimini hedef alarak ABD’nin küresel krizlerde barış gücü söylemiyle hareket ettiğini ancak sahada bunun tam tersini sergilediğini savundu. Bölgedeki tansiyonun hızla yükseldiği saatlerde Moskova’dan gelen bu açıklamalar, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Müzakere Perdesi Altında Operasyon İddiası
Medvedev, İran ile yürütülen diplomatik temasların samimiyetten uzak olduğunu öne sürerek, askeri müdahalenin önceden planlandığını iddia etti. İran ile sürdürülen görüşmelerin bir diplomasi süreci değil, askeri hamleyi gizlemeye yönelik bir örtü olduğunu ifade eden Medvedev, hiçbir tarafın gerçek anlamda uzlaşı arayışında olmadığını savundu.

ABD’nin küresel politikalarına atıfta bulunan Medvedev, Washington’un geçmiş krizlerde de benzer yöntemler izlediğini ileri sürdü. Ona göre, müzakere masası yalnızca zaman kazanma ve uluslararası zeminde meşruiyet oluşturma aracı olarak kullanıldı.

Tarih Vurgusu: 100 Yıl Sonra Göreceğiz
Açıklamasında tarihsel bir karşılaştırmaya da yer veren Medvedev, ABD’nin kuruluşunun iki buçuk asra yaklaşan bir geçmişe sahip olduğunu, buna karşılık Pers medeniyetinin köklerinin binlerce yıl öncesine dayandığını hatırlattı. ABD’nin henüz 249 yıllık bir devlet, Pers uygarlığının ise 2 bin 500 yıllık bir tarihe sahip olduğunu belirten Medvedev, yüz yıl sonra tablonun nasıl olacağını hep birlikte göreceklerini ifade etti.

Medvedev ayrıca sabrın ve stratejik direncin belirleyici olacağını vurgulayarak, asıl meselenin kimin daha uzun süre dayanacağı olduğunu dile getirdi. Bu ifadeler, Rusya’nın krizi uzun vadeli bir güç mücadelesi olarak gördüğüne işaret etti.

Rusya’dan Vatandaşlarına Acil Uyarı
Gelişmelerin ardından Moskova yönetimi sahadaki risklere dikkat çekti. Rusya’nın Tahran Büyükelçiliği tarafından yapılan duyuruda, İran’a seyahat edilmemesi yönünde tavsiye verildi. İran’da bulunan Rus vatandaşlarının ise güvenlik tedbirlerini artırmaları istendi.

Mümkün olan vatandaşların İran’ı terk etmelerini tavsiye eden büyükelçilik, askeri tesisler ve resmi kurumların çevresinden uzak durulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca resmi kaynaklardan yapılan duyuruların yakından takip edilmesi çağrısında bulunuldu.

Rusya Ulaştırma Bakanlığı da İran ve İsrail hava sahalarının kapatılması nedeniyle bölgedeki uçuş planlarında değişikliğe gidildiğini açıkladı. Basra Körfezi ülkelerine yönelik bazı seferlerin güzergah ve saatlerinde düzenlemeler yapıldığı bildirildi.

Ortak Operasyon: İran’ın Birçok Kenti Hedefte
İran ile ABD arasındaki diplomatik temasların sürdüğü bir dönemde başlayan operasyon, sabah saatlerinde geniş çaplı saldırılarla başladı. İsrail Savunma Bakanlığı, İran’a karşı önleyici nitelikte bir askeri harekat başlatıldığını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump ise yaptığı açıklamada İran’a yönelik büyük bir operasyon yürütüldüğünü ifade etti.

Saldırılarda başkent Tahran’ın yanı sıra İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Şiraz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam gibi stratejik şehirlerin hedef alındığı bildirildi. İran ve İsrail karşılıklı olarak hava sahalarını kapatırken, İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi ve sivil savunma sirenleri devreye girdi.

İran’dan Karşı Hamle: Füze ve İHA Saldırıları
Tahran yönetimi ise saldırılara yanıt olarak İsrail’e yönelik balistik füze ve insansız hava aracı saldırıları başlattığını açıkladı. İran ordusu, onlarca füzenin ateşlendiğini ve belirlenen askeri hedeflerin vurulduğunu duyurdu.

Ayrıca İran’ın; Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün’de bulunan ABD askeri üslerini hedef aldığı belirtildi. Bahreyn’deki ABD donanma üssünün vurulduğu iddiası bölgedeki krizi daha da derinleştirdi. Orta Doğu’da geniş çaplı bir çatışma riskinin arttığı bu süreçte, küresel piyasalar ve diplomatik dengeler yakından izleniyor.