02 February 2026

Altının Kalesi Rize

Altının Kalesi Rize
2025 yılı bankacılık verileri, Türkiye’de yerleşiklerin varlık kompozisyonunda köklü bir yapısal değişim yaşandığını ve "güvenli liman" arayışının altın üzerinden somutlaştığını göstermektedir. Küresel piyasalardaki konjonktürle uyumlu seyreden bu altın furyası, yurt içi altın mevduat hacmini nominal bazda %149,5 gibi agresif bir büyüme ile 3,4 trilyon TL seviyesine taşımıştır. Bu ivme, altının toplam mevduat içindeki payını sadece bir yılda %7,8’den %13,3’e çıkararak, hanehalkı ve tüzel kişilerin portföy tercihlerinde dövize karşı altını çok daha baskın bir koruma aracı olarak konumlandırdığını kanıtlamaktadır. Enflasyondan arındırılmış veriler ise reel bazda TL mevduatın %3,7 gibi sınırlı bir genişleme gösterdiği bu dönemde, döviz ve altın odaklı hesapların %26,4 oranında reel büyüme kaydetmesini, yatırımcının reel getiri arayışında rotayı emtiaya çevirdiğinin en net göstergesi olarak okunmalıdır.

Bölgesel bazda yapılan analizde, finansal merkezin ağırlığı İstanbul’da konsolide olmaya devam etse de, mevduatın niteliği açısından dikkat çekici bir ayrışma söz konusudur. İstanbul, toplam mevduatın yaklaşık yarısını (%45,6) elinde tutarak hacimsel liderliğini korurken, mevduat kompozisyonunda altının payı açısından %10,2 ile listenin sonunda yer alması, metropol ekonomisinin ticari kredi ve likidite döngüsüne daha entegre olduğunu göstermektedir. Buna mukabil, Rize’nin toplam mevduatının %43,8’ini altına tahsis ederek Aksaray’ı geride bırakması ve "en altıncı il" konumuna yükselmesi, tasarruf eğiliminin Anadolu genelinde geleneksel enstrümanlara olan sadakatini ve dijital bankacılık aracılığıyla bu ilginin sisteme hızla entegre edildiğini ortaya koymaktadır. Netice itibarıyla 2025 verileri, Türk bankacılık sektöründe mevduat tabanının dar bir coğrafyada yoğunlaşmaya devam ettiğini ancak içerik bakımından "altınizasyon" sürecinin finansal istikrarın temel parametrelerinden biri haline geldiğini teyit etmektedir.